Evvel zaman içinde, çok uzak bir ülkede…

Işıltılı şatoda yaşayan bir prens varmış.

Prens istediği her şeye sahip olduğu halde…

Son derece şımarık bencil ve acımasızmış.

Ama sonra bir kış gecesi şatoya yaşlı bir dilenci kadın gelerek…

Dondurucu soğukta sığınacak bir yer karşılığında…

Prense tek bir gül teklif etmiş. Kadının görünüşünden…

Hoşlanmayan prens bu hediyeye burun kıvırmış ve yaşlı kadını…

Şatoya kabul etmemiş. Ama yaşlı kadın onun görünüşüne bakarak…

Aldanmaması konusunda uyarmış. Çünkü güzellik içtedir demiş.

Ama prens onu yine reddedince kadının çirkinliği aniden yok olmuş…

Ve ortaya çok güzel bir kız çıkmış. Prens özür dilemeye çalışmış…

Ama artık çok geçmiş. Çünkü kız kalbinde sevgi olmadığını anlamış…

Ve ceza olarak onu çirkin bir yaratığa çevirerek şatoya…

Ve içinde yaşayanlara çok güçlü bir büyü yapmış.

Korkunç görünüşünden utanan prens herkesten uzaklaşıp..

Şatonun içine kapanmış. Dış dünyayla yegane bağlantısı…

Sihirli bir aynaymış.

Kadının verdiği gül aslında sihirli bir gülmüş ve prens 25 yaşına…

Gelene kadar tazeliğini koruyacakmış.

Son yaprağı dökülene kadar birini sevip…

Kız da onu severse o zaman büyü de bozulacakmış.

Sevmezse hayatının sonuna kadar çirkin bir yaratık olarak kalacakmış.

Yıllar geçtikçe prens ümitsizliğe kapılıp tüm umudunu yitirmiş.

Çünkü kim böylesine çirkin bir yaratığı sevmek isteye bilir ki?

+90 538 560 8300